Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe şet

    Türkçe

    isim, eskimiş Arapça şedd
     
    1 .    Sıkarak bağlama, sıkma.  
    2 .   müzik  Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. esk. 1. Sıkarak bağlama, sıkma. 2. müz. Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.

  • Türkçe set

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılan kalın duvar. 2. Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük: “Köşebaşını dönünce karşımıza merdivenli bir setin üstünde kubbeli bir bina çıktı.” -R. N. Güntekin. 3. Seki. 4. Ateşli silahlarda namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. sp. 1. Masa tenisi, voleybol vb. oyunlarda maçın her bir bölümü. 2. Takım, grup: Tencere seti, kitap seti

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    (Mimarlık) Çevresi duvarlı, üstü düz, yerden yüksek yer. a. bk. balkon.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (pekent) (jeoloji)

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sedir.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Minderli alçak sedir

  • Türkçe

    Osmanlıca


    engel, duvar.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe set

    İngilizce

    -ti 1. sports set (a group of games). 2. cin. set.

  • İngilizce

    (N.)
    barrier, dike, dam, rampart, wall, set, obstruction, bank, barrage, dyke, embankment, floodgate, groyne, seawall, setting, studio, weir

  • İngilizce

    music set, stereo

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe set

    Almanca

    r Damm. r Deich, e Sperre: r Satz; r Szenenaufbau; müz. Anlage.

  • Almanca

    Barriere [die], Damm [der], Deich [der], Schranke [die], Wall [der]; (tenis) Partie [die], Satz [der]

  • Almanca

    Damm. Deich, Sperre: r Satz; r Szenenaufbau; (müz.) Anlage

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe set

    Fransızca

    barrière [la], digue [la], obstacle [le], levée [la], décor [le], plateau [le], (tenis) set [le]

  • Fransızca

    barrage, digue

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe set

    Kazakça

    böget

  • Kazakça

    bögew

  • Kazakça

    dwal

  • Kazakça

    kedergi

  • Kazakça

    tosqawıl

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce SET

    İngilizce

    (in E-commerce) trademark for a standard protocol for security of financial transactions carried out by Internet credit card$SET (Secure Electronic Transaction) Bset

  • İngilizce set

    İngilizce

    n. system; group of items, collection; posture, carriage; series, sequence; receiver, electronic device for receiving radio or television broadcasts; filming location; setting for a drama film or television program; direction; process of hardening

  • İngilizce

    v. put, place; determine; fix in place; assign, post, appoint a person for a role; cause to be in a particular condition; arrange, prepare; adjust, align, calibrate to a specific position or setting; insert, inlay

  • İngilizce

    adj. fixed, unchanging; arranged, prepared; resolute, firmly resolved; determined in advance

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce set

    Türkçe

    (ADJ.)
    kurulmuş, yapmacık, içten olmayan, sabit, değişmez, belirlenmiş, belirli, geleneksel, alışılmış, basmakalıp, kararlı, azimli, inatçı, dediğim dedik

  • Türkçe

    (N.)
    set, seri, dizi, takım, yemek takımı, sahne, topluluk, grup, zümre, durum, hal, eğilim, gidiş yönü, gidişat, batma, vaziyet, batış, fide, fidan, yuva (porsuk vb.), alıcı

  • Türkçe

    (V.)
    koymak; yerleştirmek, takmak, kurmak, hazırlamak; düzenlemek; ayarlamak, belirlemek; batmak (güneş), batmak; oturtmak; yapmak; kararlaştırmak; dizmek; dikmek, ekmek; şekil vermek; kuluçkaya yatırmak; kakma işi yapmak (ta

  • Türkçe

    set et(mek)

  • Türkçe

    koymak; hazirlamak, kurmak; saptamak, belirlemek; gerçeklestirmek; batmak; ... olmasina neden olmak, ... olmasini saglamak, ... birakmak; baslatmak; (ödev olarak, is olarak) vermek; film, kitap, vb.'ye belli bir ortam vermek; (müzige) uyarlamak; tutmak, m

  • Türkçe

    v.ayarla:n.set,v.kur:n.set

  • Türkçe

    v.kur:n.set

  • Türkçe

    Bilgisayar/Elektronik Terimleri


    kume

  • Türkçe

    alıcı

  • Türkçe

    alışılmış

  • Türkçe

    avın yerini göstermek

  • Türkçe

    ayarlamak

  • Türkçe

    azimli

  • Türkçe

    basmakalıp

  • Türkçe

    batış

  • Türkçe

    batma

  • Türkçe

    batmak (güneş)

  • Türkçe

    batmak

  • Türkçe

    belirlemek

  • Türkçe

    belirlenmiş

  • Türkçe

    belirli

  • Türkçe

    çizmek

  • Türkçe

    değişmez

  • Türkçe

    durum

  • Türkçe

    düzenlemek

  • Türkçe

    dikmek

  • Türkçe

    dizmek

  • Türkçe

    dizi

  • Türkçe

    eğilim

  • Türkçe

    ekmek

  • Türkçe

    esmek

  • Türkçe

    fidan

  • Türkçe

    fide

  • Türkçe

    geleneksel

  • Türkçe

    gelmek

  • Türkçe

    grup

  • Türkçe

    gidiş yönü

  • Türkçe

    gidişat

  • Türkçe

    hal

  • Türkçe

    hazırlamak

  • Türkçe

    kakma işi yapmak (taş)

  • Türkçe

    kararlaştırmak

  • Türkçe

    kararlı

  • Türkçe

    kasılmak

  • Türkçe

    katılaşmak

  • Türkçe

    kesilmek (süt)

  • Türkçe

    koymak

  • Türkçe

    kuluçkaya yatırmak

  • Türkçe

    kurmak

  • Türkçe

    kurulmuş

  • Türkçe

    meyve vermek

  • Türkçe

    olgunlaşmak

  • Türkçe

    oturmak

  • Türkçe

    oturtmak

  • Türkçe

    pekişmek

  • Türkçe

    pıhtılaşmak

  • Türkçe

    riske atmak

  • Türkçe

    sabit

  • Türkçe

    sahne

  • Türkçe

    saldırtmak

  • Türkçe

    seri

  • Türkçe

    set

  • Türkçe

    süslemek

  • Türkçe

    takım

  • Türkçe

    takmak

  • Türkçe

    tehlikeye atmak

  • Türkçe

    şekil vermek

  • Türkçe

    topluluk

  • Türkçe

    üzerine salmak

  • Türkçe

    vaziyet

  • Türkçe

    yapmacık

  • Türkçe

    yapmak

  • Türkçe

    yaptırmak

  • Türkçe

    yazmak

  • Türkçe

    içten olmayan

  • Türkçe

    yemek takımı

  • Türkçe

    yerleşmek

  • Türkçe

    yerleştirmek

  • Türkçe

    inatçı

  • Türkçe

    yuva (porsuk vb.)

  • Türkçe

    zümre

  • İngilizce Set

    Türkçe

    Mühendislik Terimleri


    V.Ayarla:N.Set

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca Set

    Türkçe

    (zusammengehörige Qebrauchsgegenstände) takim

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca set

    Türkçe

    [le] (tenis) set; plato

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça şet

    Türkçe

    gurbet

  • Türkçe

    kenar

  • Türkçe

    taşra

  • Türkçe

  • Türkçe

    çet

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.